Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Egemen Gürcün:
“Hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı İle Olur”
2025–2026 Adli Yılı açılışı dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Egemen Gürcün, yargı bağımsızlığı, adil yargılama, savunma hakkı ve baroların özerkliği başta olmak üzere ülkemizin güncel yargısal sorunlarını değerlendirdi. Gürcün, Tekirdağ Barosu’nun geçtiğimiz dönemdeki çalışmalarını aktararak yeni adli yıldaki vizyonlarını kamuoyuyla paylaştı.
“Adil yargılama istisna değil esas olmalı”
Konuşmasının ilk bölümünde adil yargılama ve hukukun üstünlüğü vurgusu yapan Gürcün, tutuklama tedbirlerinin istisnai olmaktan çıkıp cezalandırma aracına dönüştüğünü söyledi. Özellikle seçilmiş belediye başkanlarının keyfî tutuklanmaları ve ardından kayyum atanmasının hem bireysel hak ihlallerine hem de halk iradesine zarar verdiğini belirtti.
“Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararı, AİHM’in Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala kararları bağlayıcıdır. Görmezden gelinmeleri hukuk devletine ağır darbedir” diyen Gürcün, bu kararların derhâl uygulanması gerektiğini ifade etti.
“Yargı bağımsızlığı olmadan adalet olmaz”
Gürcün, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısının yürütmenin etkisinden uzak olmadığını, hakimlerin coğrafi teminatının sağlanmamasının bağımsızlığı zedelediğini dile getirdi. Avrupa standartlarına işaret ederek, hakimlerin atama ve terfilerinde yargıçların kendi temsilcilerini seçebilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Ayrıca adli kolluk sisteminin İçişleri’nden bağımsız şekilde kurulmasının önemine dikkat çekti.
“Savunma hakkı hedef alınıyor”
Savunma hakkının doğrudan saldırı altında olduğunu söyleyen Gürcün, meslektaşlarının tutuklanmasına tepki gösterdi:
“Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan yalnızca mesleğini icra ettiği için tutuklanmıştır. Bu, savunma makamına açık bir tehdittir. Kabul etmiyoruz.”
Tekirdağ Barosu’nun, üyelerine yönelik saldırılarda her zaman meslektaşlarının yanında olduğunu hatırlatan Gürcün, tutukluluk gözden geçirmelerinde müdafilerin mutlaka bilgilendirilmesi ve hazır bulunmasının güvence altına alınması gerektiğini söyledi.
İfade özgürlüğü ve baroların özerkliği
Basın mensuplarının tutuklanması ve erişim engellerinin ifade özgürlüğünü tehdit ettiğini belirten Gürcün, TCK 216 ve 217/A gibi düşünce suçlarına yol açan maddelerin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Baroların özerkliğinin önemine değinen Gürcün, İstanbul Barosu Başkanı ve yönetiminin görevden alınmasının “savunmanın bağımsızlığına açık bir müdahale” olduğunu söyledi. Tekirdağ Barosu olarak Çorlu’da yüzlerce meslektaşla “Hak, Hukuk, Adalet” yürüyüşü düzenlediklerini hatırlatarak, demokratik değerler için mücadeleye devam edeceklerini kaydetti.
Kadın, çocuk, çevre ve hayvan hakları için mücadele
Gürcün, Tekirdağ Barosu’nun son dönemde kadın ve çocuk hakları konusunda yürüttüğü çalışmaları detaylı şekilde anlattı. Kadın cinayetleri davalarını, “Yenidoğan Çetesi” davasını ve çocuk istismarı dosyalarını yakından takip ettiklerini hatırlattı.
Çevre ve hayvan hakları konusunda da baronun aktif rol üstlendiğini belirten Gürcün, Marmara Denizi’ndeki çevre davalarına müdahil olduklarını, hayvan hakları ihlallerine karşı dava açtıklarını ifade etti.
“Dijitalleşme ve mesleki dayanışmada öncü baro”
Tekirdağ Barosu’nun dijitalleşme ve yapay zekâ alanında Türkiye’ye örnek çalışmalar yaptığını vurgulayan Gürcün, “BARO DİJİTAL” platformu ile avukatlara resmi gazete özetlerini ulaştırdıklarını, yapay zekâ destekli hukuk programları sunduklarını aktardı.
Ayrıca genç avukatlara yönelik mentorluk projeleri, CMK ücret adaletsizliğine karşı yürütülen imza kampanyası ve mesleki eğitimlerle baronun dayanışmayı artırmaya devam edeceğini söyledi.
“Cumhuriyet ve Atatürk değerlerinden vazgeçmeyeceğiz”
Konuşmasının sonunda Cumhuriyet ve Atatürk vurgusu yapan Gürcün, Tekirdağ Barosu’nun her zaman Cumhuriyet değerlerine sahip çıktığını ifade ederek şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
“Yeni adli yılda da Tekirdağ Barosu, hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı ve güçlü savunma için aynı kararlılıkla mücadelesini sürdürecektir.” Dedi.
Murat ÜRTEKİN