Kültür Müdürü Ömer Faruk Karaküçük; “Yahya Kemal Türkçenin Musikisini Günümüze Taşıyan Dil Ustasıdır”
  • Tekirdağ Flaş Haber
  • Genel
  • Kültür Müdürü Ömer Faruk Karaküçük; “Yahya Kemal Türkçenin Musikisini Günümüze Taşıyan Dil Ustasıdır”

Kültür Müdürü Ömer Faruk Karaküçük; “Yahya Kemal Türkçenin Musikisini Günümüze Taşıyan Dil Ustasıdır”

ABONE OL
2 Aralık 2025 22:49
Kültür Müdürü Ömer Faruk Karaküçük; “Yahya Kemal Türkçenin Musikisini Günümüze Taşıyan Dil Ustasıdır”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kültür Müdürü Ömer Faruk Karaküçük; “Yahya Kemal Türkçenin Musikisini Günümüze Taşıyan Dil Ustasıdır”

Türk edebiyatının ulu çınarlarından şair,yazar,siyasetçi, büyükelçi Yahya Kemal Beyatlı,doğumunun 141.yıldönümünde adının verildiği Tekirdağ Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezinde anıldı.
Anma programında konuşan Tekirdağ Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, “Bugün Türk edebiyatının büyük ismi Yahya Kemal Beyatlı’nın edebi yönünü, dil anlayışı ve Tekirdağ ile kurduğu gönül bağını birlikte hatırlamak için bir aradayız.
1884 yılında Üsküp’te dünyaya gelen Yahya Kemal, eğitim hayatına 1889’da Üsküp Yeni Mektep’te başlamış; sırasıyla Mekteb-i Edeb, Üsküp İdadisi ve Selanik İdadisi’nde okumuştur. Gençlik yıllarında duyduğu öğrenme aşkı onu 1903’te Paris’e götürmüş, burada dönemin saygın eğitim kurumlarından Mülkiye Koleji ve Ekol Libr dö Siyans Politik gibi okullarda derslere katılmıştır. Paris yılları, onun yalnızca düşünce dünyasını değil, özellikle dil anlayışını kökten şekillendirmiştir.
1912’de İstanbul’a dönen Yahya Kemal; Darüşşafaka Mektebi’nde, Medresetü’l-Vâizîn’de, Heybeliada Bahriye Mektebi’nde ve Dârülfünun Edebiyat Şubesi’nde tarih, medeniyet tarihi, Garp edebiyatı ve Türk edebiyatı dersleri vermiştir. Bu derslerden Türk sanat ve düşünce hayatına yön vermiş pek çok isim yetişmiştir. Ahmet Hamdi Tanpınar, Nihat Sami Banarlı, Nazım Hikmet ve daha niceleri, onun kürsüsünden geçen talihli öğrenciler arasındadır.
Yahya Kemal, “Türkçe ağzımda annemin ak sütü gibidir.” diyerek dil sevgisini en saf haliyle anlatmıştır. Fransa’da bulunduğu yıllarda Mallarmé’nin “En iyi Fransızcayı Louvre Sarayı’nın kapıcısı konuşur.” sözünü duyduğunda, dilin gerçek sahibinin halk olduğunu fark etmiş; böylece sade, duru ve yaşayan bir Türkçenin şairi olmuştur. Dil inkılabından yıllar önce, İstanbul’un gündelik konuşmasından beslenen temiz bir Türkçeyi şiirlerine aktarmıştır. Bu yönüyle o, yalnızca bir şair değil; Türkçenin musikisini bugüne taşıyan büyük bir dil ustasıdır.
Yahya Kemal’in gönlünde özel bir yeri olan şehirlerden biri de Tekirdağdır. Şair, Balkanlar’dan İstanbul’a uzanan kültür çizgisini anlatırken Tekirdağ’ı her zaman bu coğrafyanın ayrılmaz bir parçası olarak görmüştür. Tekirdağ’ın Rumeli’ye açılan kapısı oluşunu, insanının zarafetini, sahilinin eşsiz güzelliğini her fırsatta dile getirmiştir.
Nitekim onun dizelerinde de hissedilen bu Rumeli rüzgârı, bugün Tekirdağ’ın kültür ve sanat hayatında hâlâ esmeye devam etmektedir. Yahya Kemal’in temsil ettiği o ince zevk, o musiki duyarlığı ve İstanbul Türkçesinin pırıltısı; Tekirdağ’ın kültürel mirasına değer katan unsurlar arasında yer alır.
Bugün burada Yahya Kemal’i anarken, aslında Türkçenin en duru zamanlarını, şehirlerimizin ruhunu ve bu toprakların ortak hafızasını da hatırlıyoruz. Onun eserlerinde gördüğümüz şey; geçmiş ile geleceği buluşturan bir kültür köprüsüdür. Bu köprüde Tekirdağ’ın da ayrı bir yeri vardır.
Sözlerime son verirken; Türkçeye olan derin bağlılığıyla, yetiştirdiği öğrencilerle ve bize bıraktığı eşsiz şiirlerle Yahya Kemal Beyatlı’yı bir kez daha rahmet, saygı ve minnetle anıyorum”dedi.
Program,Yahya Kemal Beyatlı’nın eserlerinden oluşan kitap ve,resim sergisi ile sona erdi.
Murat ÜRTEKİN

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.